Dergide Bu Ay



Hoşça Kal Soba

Emine teyze camları açtı, eline aldığı havluyla dumanları dışarı doğru kovaladı. Biz de elimize havlu alıp dumanları kovalamaya başladık. Biraz sonra her şey normale dönmüştü.
Tekrar oturduğumuzda Mustafa, “Sizin sobanız nasıl bir şey?” diye sordu. Kaloriferin hiç de eğlenceli olmadığını ona anlatmak istemedim. Mum ışığında parlayan yüzüne baktığım herkeste gördüğüm şey, sıcacık bir gülümsemeydi. O gülümsemeler kaybolmasın diye elektriklerin gelmesini hiç istemiyordum. Gelmedi de…


Devamı GONCA ARALIK 2014'te.
Peygamber Yolu

Krallığa Tercih Edilen
Necaşî, Peygamber Efendimiz’in [sallallahu aleyhi ve sellem] zamanında yaşayan Habeş isimli ülkenin hükümdarıydı. Allah Resûlü’nü göremediği için sahabi değildi fakat çok önemli bir insandı. Allah Resûlü, Onu da İslam’a davet etmek için bir mektup gönderdi.
O ana kadar Hıristiyan olan Necaşî gelen mektuptan çok etkilenmişti. Zira mektupta Hazreti İsa [aleyhisselam] ve Hz. Meryem hakkında övgü dolu ifadeler vardı. Bu mektubu almak için Necaşî tahtından indi ve öpüp başına koydu.

Devamı GONCA ARALIK 2014'te.

Zeynep'in Günlüğü

6 Aralık, Cumartesi
Uzun geceler boyu ne yapar insanlar? Bizim evde ödevdi, babamın haberleriydi, yemekti derken saatler akıp gidiyor. Ödevlerini bitirince bizim ufaklıklar mükâfat olarak bilgisayarı açıp oyun oyn amak istiyorlar. Geçen gün elektrikler kesildi. Annemle uzun kış gecelerinde eskiden ne yaptıklarını konuştuk. Buzdolabının bir köşesinde böyle durumlar için saklanan mumlar varmış, hiç bilmiyordum. Mum ışığında gölge oyunu oynadık biraz.

Devamı GONCA ARALIK 2014'te.

Kaçak Kalemler

Çalışma masama kuruldum. Resim defterimi açtım. Kuru boyalarım, masamı gökkuşağına çevirdi. Bana da gökkuşağının altından geçmek kaldı. Daha tek çizgi çizmeden hepsi “Ben, ben!” diye atılmaya başladı. Bir ağaç çizdim, zeytin ağacı. Turuncu atıldı:
– Benimle boyasana!
– Turuncu ağaç olur mu hiç? Herkesi kendime mi güldüreyim? Kahverengi olsa anlarım, gövdesini boyarım.

Devamı GONCA ARALIK 2014'te.

Gezgin Abi / Yalova

Değişiklik yapıp bir soruyla başlayalım gezgin arkadaşım. Yaşadığın şehirde muhakkak görülmesi gereken yer / yerler sence neresidir? Ve orayı neden görmeliyiz? Evet, soru bu kadar. Bu yeri yazıp gezginabi@goncadergisi.com adresine gönderen herkese sürpriz hediye. Tek şart var, sebebini güzelce izah etmek. Sabırsızlıkla bekliyorum.
Yakınlarda Bir Yer
Bu ay, yolumuz İstanbul’a yakın bir şehre düştü: Yalova.

Devamı GONCA ARALIK 2014'te.

Gizli El [Çöldeki Beşik]

– Şişt! Hikmet kalk! Benim ben, Yastık. Giyin de kimse duymadan gidelim.
– Ne duyması, şu pencereden uçup gitmeyecek miyiz?
– Hayır, sokak kapısından çıkacağız. Bu defa İnsanların Dünyası’na gidiyoruz.
– Ben zaten oradayım! Boş ver, başka yere gidelim.
– İnsanlığa hiç dürbününle baktın mı?
– Farklı mı görünüyor ki?
– Hem de nasıl!

Devamı GONCA ARALIK 2014'te.

Bir Yıldız Seçtik Geceden

Keldağı’nın zirvesinde kar erimişti. Kırlarda rengârenk çiçekler açmıştı. Bu uyanış insanlara umut verirken, yanı başımızdaki çadır kentte, umutla birlikte kaygılı bir bekleyiş vardı. Suriye’deki iç savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınan göçmenler, oturduğumuz lojmanın karşısındaki çadır kente yerleştirilmişti. Kampın çoğunluğu kadınlar, çocuklar ve yaşlılardan oluşuyordu.

Devamı GONCA ARALIK 2014'te.