Aylık çocuk,Aile kültür dergisi
Dergideki köşe yazıları burada..!
Ana sayfa

 

Masal Ülkesi
A. Vahap AKBAŞ

Aralık 2003 Sayı : 20


Çocukken haritaya bakmıştım bir keresinde: Büyük bir kısmı kahverengiye boyanmıştı. Ne çok dağ vardı dünyada? Kimi sıralı, kimi tek; kimi büyük, kimi küçük; kimi meşhur, kimi meçhul...
Aradım: Himalayalar’ı buldum. Alpler’i, Apeninler’i, Toroslar’ı buldum. Ağrı oradaydı. Cudi de... Uludağ da...
Bir dağ var, adını çok duyduğum ve en sevdiğim dağ. Didik didik etmiştim bütün haritayı. En tenha yerlere büyüteçle bakmış, yine de bulamamıştım onu.
Yorgun, şaşkın bir hâlde anneme sokulmuş. "Anne" demiştim, "Kafdağı'nı bulamadım. O hangi ülkede?"
Annem:
"Güzel evlâdım, Kafdağı masal ülkesindedir."
Haritada kilometrelerce yol almıştım. Mavilerde yüzmüş, yeşillerde koşmuş, kahverengilerde yürümüştüm. Masal ülkesi yoktu.
Ağlamaklı bir sesle anneme sormuştum:
"Anne, masal ülkesi çok mu uzak?"
Uzak olmadığını söylemişti annem. Aksine "Çok yakın." demişti.
Yine sormuştum:
"Söyler misin anne, masal ülkesi nerede?" Annem:
"Masal ülkesi çocukların kalbindedir, a güzel evlâdım." demişti, o güzel sesiyle.
"Sınırları, nüfusu, iklimi?" demiştim.
Annem:
"Masal ülkesi büyük çok büyüktür evlâdım. Çocuk kalbi kadar büyük... Nüfusu çocuklar, çiçekler ve yıldızlar kadardır. İklimi, gönlünün sıcaklığındadır." demişti.
Anneme yalvarmıştım:
"Ne olur anneciğim, beni masal ülkesine uçur. Kafdağı'na tırmanayım."
Annemin dilinde şen kuşlar açmıştı masal ülkesinin kapısını:
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde..."
Kafdağı, muhteşemdi.