Gonca Arşiv

Ağustos 2010
Zeynep ÖNCÜ

Ağustos 2010
Merhaba canım günlüğüm,

Bu ay seni çok ihmal ettim değil mi? Yazamadım sana, dertleşemedim satırlarında. Neyse yeniden merhaba sana!

Yaz tatilinin sonuna yaklaşıyoruz. Beni bir telaş aldı, bir telaş... Yaz bitmeye durdu; acaba tatil hedeflerimi gerçekleştirebildim mi? En sevmediğim iş yarım kalmış bir planlamadır, biliyorsun. Haziranda yaptığım “hedef planım”a baktım. Okuyacağım kitapların hepsini bitirmişim. Bu, güzel! Ama konu tekrarında eksiklerim var. Tez elden tamamlamalıyım. Matematik öğretmenimin verdiği çözülecek soru sayılarına da ulaşamadım. Yaz başındaki planıma eklemeler yapmalıyım. Buna “hedef kurtarma planı” desem olur değil mi?

Matematik öğretmenimiz Nahide Hanım’a hayranım ben. Niçin mi? Sebebi açık. İşte onun hayran olunacak olağanüstü sözlerinden biri: “Hedefler kutup yıldızı gibidir, tam olarak ulaşamasan da sana doğru yolu onlar gösterir.” Bu söz kendine mi ait bilemem; ama ben ilk kez ondan duydum.

Okulum, öğretmenlerim, arkadaşlarım! Sizleri ne çok severmişim meğer! Soğuk esprileriyle sınıfın tüylerini diken diken eden Caner! Seni bile… Kantinci Sami Amca! Temizlik görevlisi İbrahim Ağabey ve Nazlı Teyze! Okul yolundaki küçük park… Parkın köşesinde sabah akşam selamlaştığımız mendilci teyze… Ne çok özledim sizleri! Hatta kantin yolundaki kaldırımın, şekli birbirini tutmayan karoları... Oynak karoların altından eteğime sıçrayan sürprizci çamur… Hepinizi, hepinizi…

Ben bu yaz ipleri salıverdim galiba. Evet, artık kendime yavaş yavaş okul ayarı yapmalıyım; erken yatmalı erken kalkmalıyım. Tatilde alıştığım rahatlığı gün gün üzerimden atmalıyım.
Hedeflerim içinde hayal hedefi de vardı canım günlüğüm! Oturup bir güzel hayal ettim. Neyi mi? Her şeyi, yapacaklarımı, bir yıl sonrasını, beş yıl sonrasını… Hayal pratiğimi çok geliştirdim. Bak sana bir hayal kurayım da gör.

“Yaz bitmiş, okul açılmış. Okulun ilk günündeyiz. Tatil için planladıklarımın neredeyse hepsini tamamlamışım. Omzum yüksüz. Temiz, ütülü elbiselerimi giymişim. Neşeliyim. Özlediğim okuluma, arkadaşlarıma, öğretmenlerime kavuşacağım. Bahçe kapısına doğru yaklaşıyorum. Havada Eylül’ün serin sabah esintisi. Herkes bahçede. Tören bekleniyor. Bir yandan yazın neler yapıldığı anlatılıyor arkadaşlara. Her ses heyecanlı. Gördüğüm herkes sanki konuştuğu kişi duymayacakmış gibi yüksek sesle anlatıyor. Heyecandan. Her yüzde bir neşe. Her bakış ümit dolu. Yeni bir yıl, yeni bir başlangıç demek. Yeni başlangıçlar hataları silebilme fırsatları demektir…”
Evet, canım günlüğüm! Hayalim böyle uzayıp gidiyor işte.

Sana çekmecede iyi geceler, bana güzel hayaller, tatlı rüyalar. Hoşça kal!
Bunu alışkanlık edindim
Birisi beni topluluk içinde kabaca eleştirmeye başlarsa savunmaya geçmemeyi öğrendim. Sadece “Eleştirilerini bana bildirmeni beklerdim.” diyorum.

Bu kitap güzeldi:
Yılın en mübarek ayı Ramazan’a girmek üzereyiz. Bu ayda yapabileceğimiz o kadar çok şey var ki! Mesela hadis ezberlemek. Sevgili Peygamberimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) “Kim benim hadislerimden kırk tanesini öğrenip başkasına da öğretirse Allah; onu, kıyamet gününde âlimlerle diriltsin.” sözünden yola çıkarak Muştu Yayınları
“Çocuklar İçin 40 Hadis” ve “100 Hadis” kitaplarını hazırlamış. Benim gibi şiiri sevenler “Çocuklar İçin 40 Hadis” kitabını çok sevecekler. Zira hadisler şiirleştirilmiş. 100 Hadis kitabı ise tezhip sanatıyla süslenmiş. Var mısı

Yüce Allah’ın Güzel İsimleri
Kulların rızıklarını onlara vermeyi garanti edendir.
(el-Vekîl)

Sevgili Peygamberimiz
Sallallahu Aleyhi Ve Sellem Şöyle Demiş:
“Allah’a iman etmiş birine bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık bir üzüntü hatta bir ufak tasa isabet edecek olsa, Allah onun sebebiyle o müminin günahından bir bölümü affeder.”