Gonca Arşiv
Eylül 2009
GONCA
GONCA
Yasemin AKSOY
İŞTE BENİM DERGİM GONCA
Her ay yeni sayısını alırım
Zevkle okurum bulmacalarını da çözerim
Hediyelerini de hiç kaçırmam
İşte benim dergim GONCA.
Paraya gelince sorun çıkartmaz
Aboneliğe gelince iki dakikalık iş
Hem bulmaca hem kitap
İşte benim dergim GONCA.
Hem okul öncesi hem okul sonrası
Bütün hayatım boyunca faydalı bir dergi
Mutlaka size de tavsiye ederim
İşte benim dergim GONCA.
Dilara RESUL
SEVGİLİ PEYGAMBERİM
Tatlı dilli, güler yüzlü,
Sevgi dolu, hoşgörülü,
Allah’ın kulu ve Resûlü
Benim canım Peygamberim.
Çocukları çok severdin,
Her zaman ümmetim derdin,
Herkese iyilik ederdin
Benim canım Peygamberim.
Biz de seni çok severiz,
Salâvatlar getiririz,
Şefaatini dileriz
Benim canım Peygamberim
Hüsna AYCAN
KÜÇÜK KÖPRÜDEN NASIL GEÇECEĞİM
Ahmet’in babası çayın karşısındaki bir evde bahçıvan olarak çalışıyordu. Ahmet’in her okul çıkışı babasına yiyecek bir şeyler götürmesi gerekiyordu. Yine bir gün Ahmet, okul çıkışı babasına yiyecek bir şeyler götürmek için çaya doğru yürüdü. Birden yağmur yağmaya başladı. Fakat hızını arttırınca bardaktan boşanırcasına… Ahmet, zorla kendini yağmur girmeyen bir yere attı. Sonra yağmurun dinmesini bekledi. Birkaç dakika sonra yağmur hafifledi. Bunu fırsat bilen Ahmet hemen yola koyuldu. Çaya ulaşınca durakladı. Çünkü az önce yağan yağmur çayın sularını ayağa kaldırmıştı. Çayın üzerindeki köprü âdeta sulara gömülüyordu. Sular köprünün boyuna gelecekti. Ahmet ilk önce korktu. Sonra ise kendini teselli etmeye çalıştı. Titreyerek köprüye bir adım attı. İki, üç, dört derken köprünün ortasına kadar geldi. Tam bir adım daha atacakken sanki deve dönüşmüş bir dalga Ahmet’i alıp midesine indirdi. Ahmet gözlerini açınca kendini bir sandalın içinde, yatar biçimde buluverdi. Hemen doğruldu. Ahmet sordu:
— Neredeyim ben?
— Korkma. Seni gölün içinde buldum ve sandalıma aldım.
— Çayının yerini bilir misin? Gerçi sen küçük bir çocuksun. Nereden bilebilirsin ki. Ama sandal kullanabiliyorsan söylediğim yeri biliyorsundur.
Sandallı çocuk,
— Dediğin yeri biliyorum. Çünkü ben bu gölün açıldığı her yeri bilirim. Bana neden büyük işleriyle uğraşıyorsun diye sorarsan, ben çok fakir birisiyim. Burada balıkçılık yaparım. Avladığım balıklarla ailemin karnını doyururum, dedi.
Ahmet sandallı çocuğa başından geçenleri anlattı. Sonra çayına kendisini götürmesi rica etti. Sandallı çocuk Ahmet’i istediği yere götürdü.
Fatma Nur AKBAYIR
ALTIN YAPRAKLI GONCA
Gonca her ay açar
O altın yapraklarını
Belki ne gerek var dersin ama
Gonca’da neler neler var
Gonca’da toplanır
Hikâyeler, şiirler, bulmacalar, eğlenceler
Bu yüzden almak gerekir gonca
Ha bu arada geziyorum yeri var
Oradan alırız Türkiye’den haber
Seni çok seviyorum Goncam
Her ne kadar uzaklarda olsan da
Eminim ki sen de beni seversin
Canım goncam canım eğlencem.
Senin için buradan resim de gönderiyorum
İnşallah beğenirseniz yorumlarınızı bekliyorum
Belki beğenmezsiniz
Ama ben öyle ümit ediyorum.
Goncayı çok seviyorum
Tanımayanlara tavsiye ediyorum
Gonca seni özlüyorum bazen
O yüzden her fırsatta seni okuyorum.
İclal AKSOYLU
SON
Bazen son diyemediğimiz şeyler olur hayatta veya demek istemediğimiz şeyler olur. Ancak her şeyin bir ilki ve bir sonu vardır. Biz görmek bilmek istemesek de. Bir çiçeğin de bir kalemin de bizim de bir sonumuz vardır. Önemli olan bunu anlayabilmektir. Fakat bildiğimiz gibi bir son aynı zamanda bir başlangıçtır. Aynen sonbaharın bitmesi ile ilkbaharın başlaması gibi.
Aynı şekilde bizim de sonumuz, ölümümüz yeni bir hayatın başlangıcı olacaktır. Bizim doğup büyüyüp ve ölmemiz sonucunda daha güzel bir hayata geçilecektir. Tıpkı bir bebeğin sıcacık anne karnından dünyaya gelirken korkusu gibi biz de dünyadan başka bir dünyaya geçeceğiz. Tabi ki içimizde bir takım korkular ve tereddütler yer alacaktır. Yani bir ilk ve son gibi. Aslında her şeyde böyledir. Bir şeyin başlaması aynı şekilde o işin sonunu getirir. İlklere ve sonlara daha birçok örnek verilebilir.
Fark ettiniz mi bilmem artık eskisi gibi çalışmaların sonuna o eski son yazısı konulmuyor. Bu bir şeyin sonunun gelmesini istemediğimizden mi yoksa önemsemediğimizden mi bilinmez. Fakat bunun gibi küçük ama büyük önemi olan şeyleri es geçmememiz gerekiyor. Evet, her şeyin bir sonu var ve tabi ki bu yazınında bir sonu var. Ve ben herkesin unuttuğu son yazısını koyuyorum.
Rüveyda SERDAROĞLU
GONCA
Sağanak sağanak yağar,
Çocukların gönlünü kaplar,
Evlere neşe dolar,
Gonca her ay açar.
Gonca geldi oturdu,
Kalbimin köşesine,
Şöyle bir kuruldu,
En güzel bölgesine.
Yağmur yağdı bu gece,
Elimde gonca yine,
N güzel yazmışlar,
O satırları öyle.
Rüyamda gonca yine,
Çağırıyor kendine,
Haydi gezelim diyor,
Herkes onu seviyor.
Ecem KILINÇ
AĞAÇ VE ORMAN
Ormandaki ağaçlar,
Hepsi arkadaşlar,
Doğanın dengesi ağaç,
Durma dik sen de bir ağaç.
Nefes alırız onunla,
Meyve onda, doktor onda,
Sakın bozmayın dengeyi,
Sen de bir ağaç dik toprağa.
Serinleriz gölgesinde
Gelen kuş sesleriyle,
Bırakmak için geleceğe
Durma dik sen de dik bir ağaç.




