Gonca Arşiv

Kollarım Uzayabilseydi
Fatma Börekçi

Eylül 2012
Bugün öğretmenimiz ilginç bir soru sordu: "Çocuklar, kolunuz kilometrelerce uzayabilseydi ne yapmak isterdiniz?" Öğretmenimiz yine bizi şaşırtmayı başarmıştı. Bu soru karşısında, Dursun, Ahmet ve Erman'ın kıkırdamaları duyuldu. "Öğretmenimiz bazen pek ilginç oluyor, insanın kolu hiç uzar mı?"

Hayalden hayale uçtuk, uzun uzun düşündük. İlk sözü Erman söyledi: "Eğer kolum uzayabilseydi, millî maçlarda topu rakibin kalesine atardım." Erman'dan sonra Dursun fikrini açıkladı: "Gökyüzünün en tombul bulutunu alır, üstünde uzun bir yolculuk yapardım." Nergis: "Dikkat et de yağmur bulutu olmasın. Sonra şimşek çakar ve kendini yerde bulabilirsin." dedi. Bütün sınıf bu söze gülüştük. Emel, gökkuşağına dokunmak istiyordu. Nergis, ülkemizde bulunmayan hayvanları sınıfımıza getireceğini söyleyince olanlar oldu. Bilge çok korkmuştu: "Ne yani sınıfımıza aslanları, kaplanları mı getireceksin? Öğretmenim lütfen, Nergis'in kolu uzamasın." dedi.

Sıra Murat'a gelmişti. "Ah ah keşke kolum istediğimde uzayabilse. Kolumu bir gün Maraş'a uzatır dondurma yerdim. Gaziantep'ten baklava, Çorum'dan leblebi..." Neşe her zaman yaptığı gibi yine herkesi dinledikten sonra fikrini açıkladı: "Eğer kolum dünyanın her yerine ulaşabilseydi onu bir silgi olarak kullanırdım. Bütün savaşları silen bir barış silgisi olurdum. Böylece çocukların gözyaşları da dinerdi." Neşe'yi dinlerken çok duygulandık. Öğretmenimiz de nemlenen gözlerini bizden gizleyemedi. "Çocuklar, kolumuzu dünyanın bir ucuna kadar uzatıp acılara son veremeyiz. Fakat her zaman sevgiye inanarak yaşarsak dünyaya barışı getirebiliriz." dedi.

Öğretmenimizin sözleri içimizde çiçek açtı. Soru sorma sırası bize gelmişti.

Tarık: "Öğretmenim! Siz, kolunuz uzayabilseydi ne yapmak isterdiniz?" diye sordu. Öğretmenimiz: "Kolum uzayabilseydi, bütün öğrencilerime aynı anda sarılmak isterdim." dedi. Bu istek hepimizin çok hoşuna gitmişti.