Gonca Arşiv

Aralık 2011
GONCA

Aralık 2011
AĞAÇLARIN SESİ
Rüveyda Şevval ŞİMŞEK

Sakın kesme ağacı
Onlara verme acı
Kuraklığın ilacı
Yeşil orman

Hiç olur mu onları kesmek?
Yazıktır bu dünyaya
Harcama oksijeni
Kesmeyin ağaçları

YURDUM
Enes ESÖZ

Hava ısındı şimdi
Çiçek açtı ağaçlar
Tepede kar eridi
Yuva yapıyor kuşlar

Çayır çimen renk renk
Yurdumuza bahar geldi
Sevgi dolu kalbimize
Neşe dolu çocuklar


SEVGİDİR
Gülnihal TÜRKMEN

Sevgidir güneşi açar
Sevgidir ayı parlatır
Sevgidir kalbimizde doğan
Sevgidir kötülüklerden uzaklaştıran

Sevgidir bir çiçeği açar
Sevgidir hayata renk katan
Sevgidir kötülükleri bozan
Sevgidir mutluluklar verir


ARKADAŞLARIM VE ÖĞRETMENLERİM
Barış KARABULUT
A,b,c,d
Bütün alfabe
Öğretirsin sen
Konularla birlikte

Yapmadık kızdın
Getirmedik affettin
Sen yine
Bize bir şans daha verdin

Yirmi kişi öğrendik
Öğrenirken eğlendik
Bazı kavgalar yaşasak bile
Biz hep birlikteydik

Öğretmenim öğretmenim
Bu konuyu anlamadan bile
Tekrar takrar anlattın
Benim canım öğretmenim


TEMİZ HAVA
Hasan Hakan BÖNCEOĞLU

Bize koku veriyor
Temiz hava
Havalar ısındı
Kuşlar uyandı

İşte geldi ilkbahar
Çevre yeşilleniyor
Çiçeklerle ağaçlar
Yeniden süsleniyor

Ağaçların dallarına
Kuşlar yuva kuruyor
Yuvalarda yavruluyor
Sevinçle bekleniyor

Neşe içinde kuşlar
Daldan dala uçuyor
Çalışkan arılarsa
Çiçeği koruyor

ÖĞRETMENİM
Betül ÖZ

Öğretmenler annesiz babasız?
Öğretmenlere saygı gerekir
Yoksa sevdiğimizi anlamazlar

Bazen sıkılırız bazen heyecanlanırız
Sakın okuldan ayrılmayalım
Derslerden geri kalmayalım
Sınıfta birince olalım


ANNE ŞİİRİ
Elif DUMAN

9 ay karnında taşıyan
Besleyip büyüten
Gönlümün sultanı validem
Benim canım bir tanem

Hastalandığımda başımdan bekledin
Bazen bir doktorum oldun
Küçük dokunuşlarınla bağrına bastın
Cana can katan canım annem

İlkokula başladığımda
Yanımda bekledin
Üzülmemi istemedin
Sevgi ile kucakladın beni


BENİM GÜZELÖĞRETMENİM
Melda DEMİR

Sevgi ile doludur kalbin
Senin elindedir eğitim
Okuldur senin evin
Benim güzel öğretmenim

Sorularınla dolup taştık
Eğitim ile coşup kaldık
Kapıyı açıp donup kaldık
Benim güzel öğretmenim

Sen olmasaydın eğer
Alfabe nedir bilmezdim
Sen olmasaydın eğer
İnsan nedir bilmezdim

Sen beni adam ettin
Sen sevgi saydı öğrettin
Meslek getirip bize verdin
Benim güzel öğretmenim

Sen bizi büyüttün
Sen bizi eğittin
Evde değil okuldayız biz
Benim güzel öğretmenim

MAHCUBUM BEN SANA
Doğa Naz TEMEL

Güneşler kadar sıcağım
Ben sana
Dünyalar kadar mahcubum
Ben sana

Sen öğretmen
Ben öğrenci
Gideriz biz
Dağlara bayırlara karşı

Haydi hep birlikte söyleyelim bağıralım
Ay’a ,yıldızlara karşı
Haydi hep birlikte söyleyelim bağıralım
Akan suya karşı


ANLAYABİLENE
Fatıma AYGÜMÜŞ

Ben bir apartmanın önündeki çalılıkta yaşayan çekirgeyim. Bakmayın çekirge deyince insanların aklına hareketli şarkıların gelmesine. Benim söylediğim şarkılar o kadar neşeli değildir belki. Hem niye hep geceleri söylüyorum hiç düşündünüz mü? Hep yanlış tanıdınız beni. “Ağustos böceği ile karınca” masalının etkisi de büyük sanırım. Anlatayım şimdi kendimi size, ister misiniz?
Çok zararlıymışım ben. Google amcanız öyle diyor. Ekinlerinizi yok eder, köylerinize saldırırmışım. Yalan demiyorum; ama hiç sormuyorsunuz “Var mıdır bunların bir hikmeti?” Siz sormadan ben bir soruyla cevap vereyim. Şu kâinatta hikmetsiz bir olay var mıdır? Farz edin ki ben olmasaydım bu dünyada, ne olurdu? Şimdi size ekoloji ya da zooloji dersi verecek değilim. Akıllı canlılarsınız siz, anlarsınız.
Geçen gün çalılığımda oturuyordum. Karşıdaki apartmanın birinci katından gürültüler geldi. Evin genç kızı yine annesiyle kavga etmiş, kapıyı çekip gidiyordu. Önüne çıktım hemen. “Dur, yapma !”dedim. Beni duymadı. Üzerine sıçradım. Sıçramaz olaydım. Çığlığı basmasın mı! Ezilmekten de güç bela kurtuldum. Bir daha size yardım etmeye kalkarsam iki olsun. Sahi neden birbirinize bağırıyorsunuz? Sesinizi yükseltince karşınızdaki sizi daha iyi anlamıyor emin olun. Hatta anlaşmanız daha da güçleşiyor.
Dostum karıncayla sohbet ediyoruz da, “Ağustos böceği ve karınca” masalından o da rahatsız olduğunu söyledi. Sonuçta Rabbim hepimize farklı görevler yüklemiş, neden bana “tembel” damgası vurdunuz hiç anlamıyorum. Yine de bu masaldan ders çıkarıyorsanız bir şey demiyorum. Yeter ki siz erdemli insanlar olun. Biz zaten size hizmet için yaratıldık. Masallarda da kullanın bizi. Şunu da dile getirmeden edemeyeceğim. Karıncaya bu kadar iyi davranırken beni gördüğünüz yerde ezme çabanızı da anlamış değilim. Ah siz ne garip canlılarsınız!
İyileriniz de yok değil hani. Mesela apartmanın ikinci katında bir kızcağız var. Her gece balkona çıkıp beni dinler. Bir keresinde çalılığıma geldi beni görmeye. Ama göstermedim kendimi. Korktum aslında. Bana zarar vermeyeceğini bilsem de korktum işte. Size göre tuhaf değil mi? Aslında değil beni görmeye gelmek, beni gördüğü yerde çığlık atması lazım(!) Sonra bana eşlik eder bazen. “Her gece şarkısını söyler çekirge. Huzuru anlatır sana, hadi sor çekinme.”der. Doğru söylüyor. Ben aslında her gece huzuru anlatıyorum size. Hep eksikliğini hissettiğiniz o huzuru. Anlayabilene… Ve neden hep gece söylüyorum biliyor musunuz? Herkes sustuğunda daha iyi duyulur yüreğin sesi.
Ben bir apartmanın önündeki çalılıkta yaşayan çekirgeyim. Bilmem ne kadar anlatabildim kendimi size. Devam edeceğim her gece şarkı söylemeye. Huzuru hissedin yüreğinizde diye. Tabi anlayabilene!